Diktatörlük Sistemi Nedir ?

Devlet & Politika

4211 yorum

Diktatörlük Sistemi Nedir ?

Diktatörlük nedir, diktatörlük nedir ne demek, askeri diktatörlük, diktatörlük sözlük anlamı nedir diktatörlük hakkında kısaca bilgi...

Tarihten günümüze kadar birçok ülke çeşitli yönetim şekilleriyle yönetilmiştir. Bu yönetim şekilleri ülkenin ve yönetilen halkın kaderinin belirlenmesinde önemli bir paya sahip olmuştur. Günümüzde krallık rejimiyle yönetilen, şeriat rejimiyle yönetilen, Cumhuriyet rejimiyle yönetilen ve diktatörlük rejimiyle yönetilen ülkeler bulunmaktadır. Bu makalemizde bu rejimlerden diktatörlük rejimini ele almaya çalışacağız.

Bu yönetim biçimi tarihten bugünlere kadar uygulanmış ve genellikle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Çok değil birkaç yıl öncesine kadar bu rejim ile yönetilen ülkeler yok olmaya mahkum olabilmiştir. İslam dinin de asla tasvip etmediği bu yönetim biçimi aslında bir tür Firavunluk biçimidir. Tarihe baktığımızda Firavunlar da diktatörlük yapmış ve hatta daha ileri giderek kendilerini ilah olarak görmeye başlamıştır.

Günümüzde de bir tür Firavunluk yönetim biçimi olan diktatörlük rejimi oldukça zararlı bir sistem olmakla beraber başta yönetici ve halkını felakete sürüklemekten başka bir şeye yaramamaktadır. Bu yönetim biçimiyle yönetilen insanlar genellikle sindirilmiş ve hakkını arayamaz bir hale getirilmiştir. Diktatörlük rejimi veya sistemi yönetim ile halkın asla birbiriyle kucaklaşmasına olanak tanımayan ve tamamen batı icadı olan bir yönetim şeklidir.

Günümüzde birçok devlet adamının özendiği bu sistem toplumun kalkınmasına ve refaha ermesine asla olanak tanımamakta ve halkın devlete olan güveninin önemli oranda sarsılmasına neden olmaktadır. Geçmişe baktığımızda diktatörlük ile yönetilen birçok ülke felakete sürüklenmiş ve halkında felakete sürüklenmesine neden olmuştur. Buna örnek olarak Irak, Mısır ve Lübnan’ı gösterebiliriz. Diktatörlükle yönetilen bu ülkeler bir zamanlar en zengin ve refah ülkeler iken sırf bu yönetim şeklinden dolayı yok olmaya parçalanıp bölünmeye mahkum olmuşlardır.

Bir ülke ne kadar güçlü olursa olsun halkının yönetime karşı güveni kalmamışsa o ülke için yapılabilecek çok şey bulunmamaktadır. Diktatörlük rejimi sadece yöneticiyi zenginleştiren bir sistem olmakla beraber halkın fakirleşmesine ve hatta zamanla isyan eder hale gelmesine neden olmaktadır. Bu rejim ülkenin bölünmesine ve insanların kutuplaşmasına neden olmaktadır.

Günümüzde eyaletlere ayrılan birçok devlet gücünden dolayı değil sadece yönettiği yönetim biçiminin başarısızlığından dolayı eyaletlere ayrılmaktadır. Buna bir örnek verecek olursak bugünün dünyasında süper güç olarak görülen Amerika Birleşik Devletleri çeşitli eyaletlere bölünmüştür; bunu gerçekleştirmesinin asıl nedeni başkanlık sistemi diye tabir edilen diktatörlük sistemdir; çünkü Amerika Birleşik Devletlerinin asıl yönetim biçimi diktatörlüktür. Bu rejimi Dünya’ya yayan da Amerika’dır; birçok Arap ülkesinin yönetim kontrolü Amerika’nın elinde bulunmakla beraber diktatörlük ile yönetilen birçok Arap ülkesine bu fikri aşılayan da Amerika Birleşik Devletlerinden başkası değildir.

Buna bir örnek vermek gerekirse Saddam Hüseyin’e diktatörlük sistemini sunan Amerika olmakla beraber bu ülkenin yok edilmesine karar veren tek güç yine ABD’dir. Şunu unutmamalıyız ki; ilk başlarda biraz şatafatlı gibi görünen diktatörlük sistemi aslında bir kukla sisteminden başka bir şey değildir; çünkü bu sistemde ipler tamamen yönetimden alınmakta ve ülke dışarıdaki güçler tarafından yönetilmektedir. Nitekim Irak, Mısır ve Lübnan bunun en somut delilidir. Bu rejimde halkın istekleri tamamen devre dışı bırakılmakta ve ülke çoğu zaman kendi kaderine terkedilmektedir.

Diktatörlük ile yönetilen bir milletin herhangi bir savaştan zafer ile ayrılmasına imkan bulunmamakla beraber çoğu kez yenilgiyle ayrılması kaçınılmazdır. Bugün baktığımızda batı ülkelerinin en çok istediği yönetim biçimi diktatörlük sistemidir; bunun nedeni ise müslüman toplumların daha kolay ayrışması ve güven duygusunun ortadan kalkmasıdır. Birçok batı ülkesi diktatörlük rejimini asla kendinde görmek istememektedir; fakat gerek Ortadoğu ülkelerinde gerekse de Türkiye’de görmeyi hayal etmektedirler.

Günümüzde bu sistem sayesinde birçok Arap ülkesi yok edilmeye çalışılmakta ve bundan sonra da gözler Türkiye’ye çevrilmektedir. Günümüzde artık ülkeler savaşmak yerine farklı yollar denemekte ve karşı tarafı çeşitli yollarla içten vurabilmektedir. Diktatörlük sisteminde birlik ve beraberlik olgusu olmadığından dolayı yönetim bütün değerleriyle düşmanının emri altına girmekte ve iç ve dış politika konusunda halkının menfaatini değil sadece düşmanının menfaatlerini ön planda tutmaktadır.

Bu rejimle başa geçen insanlar genellikle çok acımasız ve zalim olurlar birçoğu müslüman gibi görünür kendi halkına zulmetmekten geri durmazlar; tarihten günümüze kadar bakıldığında diktatörlerin hepsi çeşitli katliamlara imza atmış insanlardan oluşmaktadır. Buna örnek olarak Saddam Hüseyin’i, Hüsnü Mübarek’i ve Beşar Esed’i gösterebiliriz. Bu adamlar sözde müslümanlar ama müslümanca hareket ettikleri kesinlikle şüphelidir. Çünkü bu rejime hizmet eden bir insanda merhamet duygusunun olmasına imkan yoktur.

Diktatörlük sistemiyle ülkeleri sömüren batı dünyası son yıllarda gözünü ülkemize çevirmiş ve yönetimin değişmesi için çeşitli yollardan baskılar ve tehditler yapmaya başlamıştır. Yıllardır Türkler üzerinde de muhtelif oyunlar düzenlenerek Türkler de bölünmeye çalışılmıştır. Bunda tarihte kimi zaman başarılı da olmuşlardır..

Son yıllarda başarılı bir siyaset ile yönetilmeye çalışılan ülkemiz her zamankinden şimdi daha çok tehdit altındadır.  Bu nedenle de ülkemizde mevcut düzen ve yönetim şekli de son zamanlarda gündeme gelmektedir. Kimileri başkanlık sisteminin bu gibi tehlikeleri ortadan kaldıracağından kimileri de bunun bizi daha kötü bir duruma düşüreceğinden bahsetmektedir. Mevla yardımcımız olsun. Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler…

Yorumlar

  1. Author

    Tam on ikiden vurmussun. Menfaatlerini ulkenin menfaatlerinden ustun tutanlara lanet olsun. Allahin gazabi uzerlerine olsun..Allah bu milleti sefkat tokatiyla aydirsin,ayilmayacaklarsa kahhar ismiyle kahru perisan etsin..

YORUM GÖNDER