Dolmabahçe Sarayı, Özellikleri, Mimari Yapısı ve İnşa Tarihi 

Tarih

21371 yorum

Dolmabahçe Sarayı, Özellikleri, Mimari Yapısı ve İnşa Tarihi 

Türk ve Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan Dolmabahçe Sarayının özellikleri, mimari yapısı ve inşa tarihi hakkında ayrıntılı bilgiler...

Türkiye, tarihi mekan bakımından çok zengin olan bir ülkedir. Bu mimariler birçok fedakarlık sonucu alınmış olup gelecek kuşaklara miras olarak bırakılmıştır. Osmanlı Devleti’nin mimari eserlerinin en çok bulunduğu bölge Marmara bölgesi olmakla beraber bu bölgenin mimari bakımından en zengin ili de İstanbul’dur. Özellikle Osmanlı döneminde inşa edilen Dolmabahçe Sarayı bu mimarilerden sadece bir tanesidir.

Dolmabahçe Sarayı sadece İstanbul’un değil aynı zamanda Marmara bölgesinin en bilinen ve ilgi gösterilen tarihi mimari yapılarındandır. Bu saray, Osmanlı döneminde Sultan Abdülmecid tarafından 1842 yılında inşa edilmiştir. İstanbul’da bulunan Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında yer almaktadır. Bu sarayın yer aldığı bölüm önceleri körfezdi, kaptanlar ve paşalar sefere çıkmadan önce bu körfezde konaklar ve yemeklerini yedikten sonra ayrılırlardı.

Körfezin arka bölümünde ise Çağala Paşa Yalısı ile Sultan II. Selim döneminde inşa edilen ve şuan ki adıyla ”Bayıldım Köşkü” yer alıyordu. I. Ahmed zamanında körfezin başka bir bölümünde bulunan bugünkü Fenerbahçe İnönü stadyumunun bulunduğu tepenin toprakları o dönemin iş makinalarıyla taşınmış ve bu amaçla deniz dondurulmaya çalışılmıştır.

Bu iş I. Ahmed zamanında başlamış ve II. Osman dönemine kadar sürdürülmüştür. Dolmabahçe Sarayı bir müddet padişah sarayı olarak kullanılmıştır. Zaten Dolmabahçe ismi de buradan gelmektedir. Dolmabahçe Sarayının diğer saray ve kasırları bu dönemden sonra inşa edilmeye başlanmıştır. Bu saraya ilk önce Çinili Köşk denilen bir kasır ve daha sonra da 18 yüzyılda Beşiktaş sarayı denilen büyük bir saray dahil edilmiştir.

Dolmabahçe Sarayı en parlak dönemini Osmanlı padişahlarından biri olan  III. Selim zamanında yaşamıştır. Yaklaşık 2 yıl yaşanılan bu parlak dönemden sonra bu saray Sultan Abdülmecid tarafından yıktırılmıştır. Dolmabahçe Sarayı yaklaşık 40 yıl sonra Hacı Emin Paşa tarafından tekrar faaliyete sokulmuştur. Dolmabahçe Sarayını birçok mimari yapıdan ayıran en önemli özelliğinden biri de mimarisinin tamamen yabancılar tarafından gerçekleşmesidir. Bu sarayı inşa eden mimar Ermeni bir mimar olan Serkis Karabet Balyan Kalfa’dır. Bu mimar Osmanlı Devletine birçok mimari eser kazandırmıştır. Dolmabahçe Sarayı 1952 yılında tamamlanmıştır.

Dolmabahçe Sarayının dış cephesi tamamen küfeki taşlarıyla dizayn edilmiştir. Çatısı ise kurşunla inşa edilmiştir; oda ve hamamlarında dizayn edilen mermer taşları ise Marmara adasından getirilmiştir. Bu sarayın dış cephesi oldukça sade olmakla beraber iç mimarisi son derece gösterişli, renkli ve oldukça çekicidir. Bu sarayın iç mimarisi rengarenk çiçek motifleriyle süslenmiş ve her renkten desenler ile kaplanmıştır.

Dolmabahçe Sarayının iç süslemelerini yabancı ressamlar gerçekleştirmiştir. İç dekorasyonunu ise yine bir yabancı olan Fransız M. Sechan tarafından yapılmıştır. Bu saray iç mimarisi ve dizaynı bakımından Fransız sarayı olan Versaile Sarayına tıpa tıp benzemektedir. Bu özellikleri ile batı dünyasının Osmanlı devletindeki etkisi çok açık bir şekilde görülmektedir. Yaklaşık 200. 000 metrekarelik bir alana sahip olan Dolmabahçe Sarayı 3 katlı olup toplamda 285 odası olup 43 misafir ağırlama salonu bulunmakta ve ayrıca 6 hamam ile tam 9 banyoya sahiptir.

Dolmabahçe Sarayı günümüzde de popülerliğini korumaya devam etmektedir. Oldukça büyük olan bu mimari yapı son yıllarda biraz yıpranmış fakat kısa bir süre sonra da gerekli tamirleri görmüştür. Dolmabahçe Sarayı görkemli yapısıyla ve muhteşem görüntüsüyle İstanbul’u merkezi mimarilerilerinden biridir. İstanbul’a yolunuz düştüğünde mutlaka Dolmabahçe Sarayını görmenizi ve gezmenizi tavsiye ederiz.

Yorumlar

  1. Author

    Internette birsey indirilmiyor facede fotograf atamiyorun

YORUM GÖNDER