Öğretim Görevlisi Nasıl Olunur ?

İş & Finans

34100 yorum

Öğretim Görevlisi Nasıl Olunur ?

Öğretim görevlisi olmak için şartlar nelerdir ? Öğretim görevlisi nasıl olunur ? YÖK öğretim görevlisi kadrolarına nasıl başvuru yapılır ? Detaylar bildiriyo.com'da...

Yüksek Öğretim Kurulu tarafından üniversitelerde öğretim amacı ile görevlendirilen kimselere öğretim görevlisi adı verilmektedir. Bu kimse herhangi bir akademik kariyeri olmayan biri olabilir. Yüksek lisans veya doktora öğrencisi olabilir. YÖK’ün öğretim görevlisi yetiştirme programı kapsamında alınan başvuruların sonucunda ihtiyacın dört katı aday başvuru sürecine dahil edilir. Ön incelemeden sonra bu sayı düşmektedir.

Bu değerlendirmeye tabi olabilmek için önce ilgili lisans programından mezun olmuş olmanız gerekmektedir. Akademik Lisans Eğitim Sınavı (ALES)’e girmeniz ve başvurularda iddialı olabilmek için, bu sınavdan iyi bir puan almanız gerekir. Bu sınavın yanı sıra öğretim görevlisi olabilmek için uluslararası geçerliliğe sahip dil sınavlarından da iyi bir puan almanız faydanıza olacaktır. ALES’in yüzde 60’ı, dil sınavınızın ise yüzde 40’ı dikkate alınıp, bir ön değerlendirmeye tabi olursunuz.

Ön değerlendirmeden sonra uygun görülen adaylar yazılı sınava girmek zorundadırlar.

Bu sınavın da iyi geçmesi halinde şansınız artmaktadır. Bu üçüncü sınavdan sonra yeni değerlendirmede; ALES sınav puanınızın yüzde 30, lisans sonucu verilen transkripteki not ortalamanızın yüzde 30, yazılı sınav sonucunuzun yüzde 30 ve yabancı dil sınavınızın yüzde 10 değerleri hesaba alınmaktadır. Bu ortalamalar dikkate alınarak değerlendirilen adaylar, başarı sıralamasına girer ve ihtiyaç ne kadarsa o sıradan çağrılmaya başlanır.

Bu başvuru döneminde çoğu üniversite ilanlarını güncelleyerek web sitelerinden duyurur. Adayın başvurduğu her bir üniversitenin koşulları farklı olabilmektedir. O yüzden adayların başvuru kılavuzlarını dikkatle incelemeleri ve ona göre başvuru yapmaları menfaatlerine olacaktır. Bu programa kabul edilen adaylar, yükseköğretim kurumunda çalışmaya başlayıp, diğer taraftan yüksek lisans eğitimlerine de devam etmektedirler. Ayrıca yüksek lisans eğitimleri biterken, üniversitelerin kendi alanlarıyla ilgili açtıkları kadroları da takip edebilmekte ve zamanı geldiğinde başvurabilmektedirler.

Görüldüğü gibi öğretim görevlisi olmak üniversitelerin bir nevi öğrenci/çalışan statüsünden bulunmak anlamına geliyor. Üniversitelerin akademik kadrolarında yer alabilmek için, yani üniversitelerin kadrolu personeli olabilmek için, ayrı bir başvuru bulunmakta ve buna da en az yüksek lisans mezunları başvurabilmektedir. Tabi bazı üniversiteler doktora mezunlarına yönelik kadrolar da açabilmektedir. Bu yolla başvuruda bulunanlardan, üniversitelere kabul edilenler YÖK’ün personeli haline gelmekte ve artık akademik unvan da alabilmektedirler. Doktora derecesine sahip personelden profesörüne kadar herkes öğretim üyesi statüsünde olmaktadır.

Öğretim görevlisi olmak ile öğretim üyesi olmak sık karıştırılan olgulardan biridir. Birçok personel, akademik kariyer yapmayı tercih etmediği için, öğretim görevlisi olarak emekli olabilmektedir. Bir nevi idari hizmetler sınıfında çalışıyor gibi hizmet vermektedirler. Oysa ki öğretim üyeliği hiçbir zaman araştırmanın bitmediği ve olabildiğince ilerlenebilen bir süreçtir. Ülkemizde veya uluslararası bilim çevrelerinde isim yapılabilecek bir alandır. Kendi branşında master programını bitiren öğretim üyesi daha sonra sırasıyla doktor, yardımcı doçent doktor, doçent ve profesör unvanlarını alabilmektedir.

2547 Sayılı Kanun çerçevesinde unvanları belirlenen ve sınırları çizilen üniversite eğitim personeli, öğretim yardımcıları, okutmanlar, öğretim görevlileri ve öğretim üyeleri gibi hiyerarşik sayılabilecek bir statüye sahiptir. Öğretim görevlisi olanlar belirli bir ders ücretine göre görevlendirilirler. Günümüzde artık çoğu üniversite eğitimde kaliteyi arttırmak adına, öğretim görevlisi alım ilanlarında en az doktora yapmış olmak şartını öne sürmektedirler.

Öğretim görevlisi olarak, alanında gerçekten başarılı olmuş, ses getirmiş çalışmalara imza atmış, sektörel olarak saygın kişiler görevlendirilmektedir. Herhangi bir akademik derecesi olmasa da öğretim görevlisi olarak görevlendirilen birçok insan bulunmaktadır. Buradaki amaç üniversitelerin yetersiz eğitim kadrolarından kaynaklanan ders eksikliklerini gidermektir.

YORUM GÖNDER