Şahmeran Efsanesi

Tarih

1340 yorum

Şahmeran Efsanesi

Anadolu medeniyetinde ve inancında önemli bir yere sahip olan Şahmeran Efsanesi nedir? Şahmeran efsanesi kısıca özeti...

Anadolu medeniyetleri tarihten günümüze kadar birçok efsaneye şahit olmuştur. Bunlardan Köroğlu, Dadaloğlu, Deli Dumrul ve Şahmeran Efsanesi en çok bilinen efsaneleridir. Özellikle Şahmeran Efsanesi Anadolu medeniyetinde ve inancında önemli bir yere sahiptir. ”Şahmeran” Farsça kökenli bir kelime olup ”yılanların şahı” anlamına gelir.

Şahmeran daha çok Anadolu medeniyetlerinde yarısı insan olan yarısı da yılan olan iyi, zeki ve güzel bir kadının tüm hayvanları yönettiği ve hiç yaşlanmadığı ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlıktır. Rivayete göre şahmeran dişidir ve çok güzel bir kadındır; tüm yılanların kraliçesidir ve her yılan onun emrindedir. İnsanlardan uzakta yaşamakta ve yılanların insanlara zarar vermemesi için yılanları bir arada tutmaktadır.

Şahmeran inancı ülkemizde daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaygındır. Özellikle Mardin yöresinde çok yaygın olmakla beraber neredeyse her evin duvarında şahmeran resimleri bulunmaktadır. Şahmeranın Akdeniz bölgesinde yaşadığına inanılıyor ancak aynı isimle başka bir efsane de Mardin yöresinde bulunmaktadır. Mardin’de şahmeran temsili resimleri yapan ve satan birçok ressam bulunmaktadır. Geçimlerini şahmeran resmi yaparak sağlamaya çalışan ressamlar Mardin halkının şahmeran konusunda hassas olduğunu da dile getirmektedir. Rivayete göre şahmeranı sadece bir kişi görebilmiş buda tesadüfen gerçekleşmiştir.

Cemşah Ve Şahmeran Hikayesi

Rivayete göre binlerce yıl öncesinde Akdeniz’in Tarsus ilçesinde yerin altında yaşayan yılanlar vardı. ”Meran” adını alan bu yılanlar bilinenin aksine çok merhametli ve çok akıllıydılar birbiriyle didişmezler barış ve huzur içinde yaşarlardı. Onların kraliçeleri vardı ismi de ”Şahmeran”dı. Kraliçe şahmeran çok güzel ve ılımlı kadındı; belden yukarısı insan belden aşağısı ise yılandı.

Şahmeran çok merhametli ve iyiliksever bir kraliçeydi. Efsaneye göre şahmeranı ilk gören insan Cemşah isminde bir erkek çocuğuydu. Fakir bir ailenin çocuğu olan Cemşah geçimini temin etmek için odun toplar ve pazarda satardı. Günün birinde arkadaşlarıyla beraber dolaşırken bal dolu bir mağaraya rastladılar.

Arkadaşları Cemşah’ı mağaradan bal toplaması için aşağı sarkıttılar balları toplayan Cemşah arkadaşlarından yukarı çekmeleri için yardım ister fakat balları alan arkadaşları Cemşah’ın da payını alarak kaçarlar, mağarada tek başına kalan Cemşah  kara kara düşünürken duvarda bir deliği fark eder ve deliğe doğru yaklaşır deliğin içinden sızan ışığı daha iyi görebilmek için deliği bıçağıyla iyice oyar ve içeri girer, gördüğü manzara karşısında dili tutulur çünkü daha önce eşine ve benzerine hiç rastlamadığı güzellikte bir bahçeye girer çeşit çeşit çiçekler ve güller görür, bahçenin tam ortasında çok güzel ve büyük bir havuz görür ve havuzun başındaki tahtta bembeyaz bir yılanın oturduğunu görür.

Havuzun başındaki tahtta oturan şahmerandır. Şahmeranın dostluğunu ve güvenini kazanan Cemşah uzun yıllar şahmeran ile birlikte yaşar ve aradan yıllar geçtikten sonra şahmerandan ailesi görmek için izin ister. Şahmeran Cemşah’a yerinin kimseye söylememesi halinde serbest bırakacağını söyler, Cmnşah ta yerinin kimseye söylemeyeceği konusunda şahmerana söz verir.

Aradan yıllar geçtikten sonra ülkenin padişahı amansız bir hastalığa yakalanır ve tek çaresi olarak ta şahmeran etinin yenmesi olacaktır. Sırrını uzun süre saklayan Cemşah daha fazla dayanamayarak şahmeranın bulunduğu kuyuyu askerlere gösterir, kuyudan çıkarılan şahmeran Cemşah’ı görünce şöyle der: ”Beni toprak çanakta pişir suyumu vezire içir etimi de padişaha yedir.” Şahmeranın suyunu içen vezir oracıkta ölür, padişah ise iyileşerek Cemşah’ı veziri yapar. Efsaneye göre yılanlar kraliçe şahmeranın öldürüldüğünü bilmiyorlar öğrendikleri zaman Tarsus’u istila edecekler ve orada bulunan bütün insanları öldürecekler.

YORUM GÖNDER